• Forum yönetim ekibiyle iletişime geçmek istiyorsanız Sorun & Öneriler kategorisini kullanınız, özel mesajlara destek verilmemektedir. Sitemizde Bakım çalışması devam etmektedir...

Türk Coğrafyası

Scoulfly

Uzman Üye
Katılım
20 Aralık 2020
Mesajlar
204
Tepkime puanı
207
İlgi Alanlarınız
Grafik Tasarım
Cinsiyet
  1. Erkek
Türk Coğrafyası



Türklerin tarih sahnesine ilk çıktıkları bölge, yani Türklerin anayurdu üzerinde çeşitli görüşler vardır.

Maddî kültür unsurları, dil hususiyetleri ya da tarihî realite bakımından konuyu değerlendiren bilim adamları, Orta Asya’daki çeşitli kültür çevrelerini Türklerin anayurdu olarak kabul ederler. Bu konudaki ilk çalışmalar Batılı bilim adamları tarafından ortaya konmuştur. Gerçekte XIX. yüzyıl sonlarıyla XX. yüzyıl başlarında başlatılan araştırmalarla, Batılılar kendi tarihinin köklerini aramaya koyulmuş, fakat sonuçta hiç hesaba katmadıkları Türk milletinin kendisine has kültür ve medeniyetleriyle karşı karşıya gelmişlerdir. Ancak yoğun çalışmalarına devam eden Batılı bilim adamları Türklerin tarih sahnesine çıktıkları yer ve zaman hususunda çeşitli teoriler ortaya koymuşlardır. Bunlardan J. Klaproth (1824), J. Von Hammer (1832), W. Scott (1836), M. A. Castren (1856), A. Vambery (1885) ve E. Oberhummer (1912) gibi bilim adamları Altaylar ve çevresini Türklerin anayurdu olarak gösterirken, W. Koppers (1937), W. Radloff (1891), G. J. Ramstedt (1928), L. Ligeti (1940), K. H. Menges (1968) ve Barthold gibi bilim adamları ise Altaylar’ın doğusu ve Kadırgan Dağları’na kadar olan bölgelerde Türk anayurdunu aramışlardır.

J. Strzygowsky (1935), O. Menghin (1937), I. Zichy gibi sanat ve kültür tarihçileri ise Altaylar’dan Urallar’a kadar uzanan sahayı Türklerin anayurdu olarak değerlendirmektedirler. Bu bilimsel çalışmalar dinamik ve hareketli bir kavim olan Türklerin, en eski devirlerden itibaren geniş bir alana yayıldıklarını ve kültürlerini buralara götürdüklerini otaya koymaktadır. Atı ehlileştirerek âdeta onunla bütünleşen Türkler, konar-göçer yaşantılarının sonucu bozkır coğrafyasında egemen olmuşlardır. Bu değerlendirme bizi Türklerin anayurdu Orta Asya bozkırlarıdır sonucuna götürmektedir. Orta Asya’nın sınırları ise doğuda Baykal Gölü’nden batıda Hazar Denizi ve Ural Dağları’na; kuzeyde Sibirya bozkırlarından güneyde ****** Dağları ve Gobi Çölü’ne uzanmaktadır. Bu coğrafyanın, bütün dünya tarafından kabul edilmiş siyasî adı ise Türkistan’dır.

Kaynak:

Baykara, Tuncer; Türk, Türklük Ve Türkler; [IQ Kültür-Sanat-Yayıncılık], İstanbul 2006, s. 496.

Ligeti, Lajos; Tarihî Türk Yurtları, Ed. Ö. Andaç Uğurlu; [Örgün Yayınevi], İstanbul 2008, s. 497.

Orta Asya; Çev. Faruk M. Bingöl, [Ufukötesi Yayıları], İstanbul 2008, s. 272.

Roux, Jean-Paul; Türkler’in Tarihi, Büyük Okyanus’tan Akdeniz’e İki Bin Yıl; Çev. Galip Üstün, [Milliyet Yayınları], İstanbul 1997, s. 259.

Metnin tümüne '' Türk Coğrafyası'' dökümanından ulaşabilirsiniz.​
 

RootAlfa

Altın Üye
Katılım
19 Aralık 2020
Mesajlar
119
Tepkime puanı
151
İlgi Alanlarınız
Web Geliştirme,Sosyal Medya Uzmanı
Cinsiyet
  1. Erkek
Türk Coğrafyası



Türklerin tarih sahnesine ilk çıktıkları bölge, yani Türklerin anayurdu üzerinde çeşitli görüşler vardır.

Maddî kültür unsurları, dil hususiyetleri ya da tarihî realite bakımından konuyu değerlendiren bilim adamları, Orta Asya’daki çeşitli kültür çevrelerini Türklerin anayurdu olarak kabul ederler. Bu konudaki ilk çalışmalar Batılı bilim adamları tarafından ortaya konmuştur. Gerçekte XIX. yüzyıl sonlarıyla XX. yüzyıl başlarında başlatılan araştırmalarla, Batılılar kendi tarihinin köklerini aramaya koyulmuş, fakat sonuçta hiç hesaba katmadıkları Türk milletinin kendisine has kültür ve medeniyetleriyle karşı karşıya gelmişlerdir. Ancak yoğun çalışmalarına devam eden Batılı bilim adamları Türklerin tarih sahnesine çıktıkları yer ve zaman hususunda çeşitli teoriler ortaya koymuşlardır. Bunlardan J. Klaproth (1824), J. Von Hammer (1832), W. Scott (1836), M. A. Castren (1856), A. Vambery (1885) ve E. Oberhummer (1912) gibi bilim adamları Altaylar ve çevresini Türklerin anayurdu olarak gösterirken, W. Koppers (1937), W. Radloff (1891), G. J. Ramstedt (1928), L. Ligeti (1940), K. H. Menges (1968) ve Barthold gibi bilim adamları ise Altaylar’ın doğusu ve Kadırgan Dağları’na kadar olan bölgelerde Türk anayurdunu aramışlardır.

J. Strzygowsky (1935), O. Menghin (1937), I. Zichy gibi sanat ve kültür tarihçileri ise Altaylar’dan Urallar’a kadar uzanan sahayı Türklerin anayurdu olarak değerlendirmektedirler. Bu bilimsel çalışmalar dinamik ve hareketli bir kavim olan Türklerin, en eski devirlerden itibaren geniş bir alana yayıldıklarını ve kültürlerini buralara götürdüklerini otaya koymaktadır. Atı ehlileştirerek âdeta onunla bütünleşen Türkler, konar-göçer yaşantılarının sonucu bozkır coğrafyasında egemen olmuşlardır. Bu değerlendirme bizi Türklerin anayurdu Orta Asya bozkırlarıdır sonucuna götürmektedir. Orta Asya’nın sınırları ise doğuda Baykal Gölü’nden batıda Hazar Denizi ve Ural Dağları’na; kuzeyde Sibirya bozkırlarından güneyde ****** Dağları ve Gobi Çölü’ne uzanmaktadır. Bu coğrafyanın, bütün dünya tarafından kabul edilmiş siyasî adı ise Türkistan’dır.

Kaynak:

Baykara, Tuncer; Türk, Türklük Ve Türkler; [IQ Kültür-Sanat-Yayıncılık], İstanbul 2006, s. 496.

Ligeti, Lajos; Tarihî Türk Yurtları, Ed. Ö. Andaç Uğurlu; [Örgün Yayınevi], İstanbul 2008, s. 497.

Orta Asya; Çev. Faruk M. Bingöl, [Ufukötesi Yayıları], İstanbul 2008, s. 272.

Roux, Jean-Paul; Türkler’in Tarihi, Büyük Okyanus’tan Akdeniz’e İki Bin Yıl; Çev. Galip Üstün, [Milliyet Yayınları], İstanbul 1997, s. 259.

Metnin tümüne '' Türk Coğrafyası'' dökümanından ulaşabilirsiniz.​
Eline sağlık
 

Konuyu görüntüleyen kullanıcılar:

Hukuksal Sorunlar İçin[email protected]
For Legal Problems[email protected]
Hacktivizm.Org
Hacktivizm.Org internet sitesi 5651 sayılı kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında "Yer Sağlayıcı" konumundadır. İçerikler ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Hacktivizm.org; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir. Hacktivizm saldırı timleri Türk sitelerine hiçbir zararlı faaliyette bulunmaz. Hacktivizm üyelerinin yaptığı bireysel hack faaliyetlerinden Hacktivizm sorumlu değildir. Sitelerinize Hacktivizm ismi kullanılarak hack faaliyetinde bulunulursa, site-sunucu erişim loglarından bu faaliyeti gerçekleştiren ip adresini tespit edip diğer kanıtlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulununuz. Sitemizde yer alan içerikler hakkındaki şikayetlerinizi Buradan iletişime geçerek bildirebilirsiniz. Please Report Abuse, DMCA, Scamming, Harassment, Crack or any Illegal Activities to [email protected]
Hacktivizm Twitter Hacktivizm Youtube Hacktivizm İnstagram Hacktivizm Telegram

Üst